Gönüllü Projeler

TheHome Workshops'ın sunduğu Gönüllü Projeler'e ulaşmak için tıklayın!

Geceleri uyumak için Ayurvedik notlar

İçinde bulunduğumuz genel durum, belirsizlik, endişe ve kaygı geceleri uyumamızı zorlaştırıyor. Uyusak bile kesintili, hafif, tedirgin uykular uyuyoruz. Sabah kalktığımızda dinlenmiş uyanmıyoruz. Çok fazla bilgi akışı var, ama biz bir türlü tam merak ettiğimiz sorunun cevabını bulamamanın yorgunluğu içerisindeyiz.
Ayyurveda, dengede bir yaşamı, hasta olmamak için nasıl yaşamak gerektiğini anlatır. Ayurveda için sağlıklı olmak, sadece bedenen değil, ruhen de sağlıklı olmaktır. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi (Ojas), sağlıklı bir sindirim sistemi (Agni) ve sağlıklı bir sinir sistemi Ayurvedik sağlıklı bir yaşamı temsil eder.

Sağlıklı yaşamın temel uygulamaları ile Ayurveda’nın bize hediye ettiği basit bir takım gündelik önlemlerle bedenimiz ve zihnimizle bağ kurarak belki en azından elimizde olanı devreye sokarak uyku konusunda da bir şeyler yapabiliriz. Ayurveda’nın temelindeki farkında olma hali ile kişi, bedeni ile bağlantıdadır ve bedeni ihtiyacı kadar acıkır ve ihtiyacı kadar uyur. İyi bir uyku 7-8 saat olmalıdır ve 22:00-02:00 arasında karaciğerin temizlik fonksiyonunu yapması için, bu saatlerde yeme- içmenin tamamen bitmiş olması ve yatıp, uykuya geçerek bedene gereken izni vermek önemlidir.
Ayurveda, gün boyu yapılacak her şeyin gece uykusunu da etkilediğini anlatır. Herkes için bu zor olan dönemde, gece uykumuzu nasıl düzenleriz diye bir kaç ufak ipucunu Ayurvedik açıdan ele alıyoruz.

Sabah:
Sabahları erken kalkmak öncelikle ilk başta zor da gelse bile, bedeni gün ışığı ile beraber uyandırmak ve bir sabah rutini oluşturup her sabah bu rutini uygulamak güne başlamak için idealdir. Topraklanmayı, güne güçlü başlamayı sağlar.
Her sabah uyanınca, yataktan çıkmadan önce biraz yatakta kalmak, oturup rüyaları hatırlamaya çalışmak veya bedende neler oluyor, açlık var mı, boynumda veya belimde uyurken bir ağrı olmuş mu fark etmek, ya da gerinmek, uzamak gece boyu hareketsiz kalan bedeni canlandırmak isteyebiliriz.
Diş fırçalama kadar, dil temizliği ve ağız çalkalama (susam yağı ve hindistancevizi yağı veya ikisinin karışımı veya zeytinyağı) bir kaşık ağıza atıp 6-8 dakika çalkalamak hem sindirim sistemini uyandırmak, bağışıklığı artırmak, hem de beyindeki sinirleri güçlendirmek için faydalıdır. Bu çalkalama yağını yutmuyoruz ve çöpe atıyoruz.
Sabah, limonlu ılık su içmek, toksin temizliği için, bağırsakları boşaltmak, bedendeki toksinleri atmak için faydalıdır.
Camı açıp gün ışığı ve günün havası ile temas etmek farkındalığı artırır ve uyanmayı kolaylaştırır.
Sabahları meditasyon, yoga, nefes çalışması, hafif hareketler, kahvaltıdan önce yapılması iyi gelecek rutinlerdir. Her gün aynısı olabilirken, farklı her neye ihtiyaç varsa o da olabilir.
Bedenin nemini içten ve dıştan korumak bağışıklığı destekler. Burnun iç nemi için birkaç damla susam yağı damlatmak ya da elimizle içini hafifçe yağlamak iyi olur. Bedenimizi dışarıdan yağlamak kendimize olan şefkat duygusunu ve iç huzurumuzu arttırırken cildi ve yine sindirim sistemini destekler.

Gün boyu:
İyi bir gece uykusu için hareketli olmaya özen göstermek gerek. Evin içinde hareket etmeye üşenmemek, bugünlerde belki de nicedir bekleyen kimi ev işlerini planlayıp yapmak, mümkünse yürümek, dans etmek, hareketle beraber sesli şarkı söylemek, bedeni hareketli tutmak sistemi çalışır tutmak önemlidir.
Gün boyunca hiç soğuk su içmemek, hep kaynamış ve içme ısısına gelmiş sıcak-ılık sular içmek sindirimi rahatlatır, bedendeki genel gerginliği alır. Gün boyu kaynamış KiKiRe çayı (tarif aşağıda) içilebilir. Ilık, yumuşak ve sindirim sistemine yardımcı bu çay gece bedenin rahatlaması için yardımcı olacaktır. Bununla beraber zencefilli, tarçınlı çaylar da gün içine eklenebilir.
Sosyal ilişkiler bizi her zaman yumuşatabilir, paylaşan, sağlıklı bir iletişim sinir sistemimizi regüle etmeyi destekler. Gün içinde yüz yüze, fiziksel olarak olmasa da, telefon ve bilgisayar ile canlı görüşmeler, ilişkiler, bağları korumak, ait olma duygusu, yalnız olmadığımızı fark etmek için çeşitli grup görüşmelerine katılmak sosyal bağlarımızı korumak önemlidir.
Özellikle bu dönemde, zaten yeterince uyaran olan, dikkatimizi ve enerjimizi alan çok fazla dış etken varken, uyarıcılardan uzak durmak önceliğimiz olmalıdır. Bugünlerde, gün boyu içilen çay ve kahve adedini, kişinin alışkanlığına göre, kademeli olarak azaltılmasını ve 1 kahve ve 1-2 siyah çaya inene kadar getirmesini önermek doğru olur. Gün içinde mümkünse 17'den sona hiç kafein ve siyah çay içmemek, en azından dinlenmeye doğru giden bedeni hazırlamaya yardımcı olacaktır.
Gün boyu yenilen yemekler de bugünlerde biraz daha sulu, sıcak ev yemekleri olursa, salata veya soğuk hafif yiyecekler yerine bedenimizi daha rahat tutacaktır.

Akşam:
Akşam yemeğini sıcak, bol sulu, yumuşak yemekler ve çorbalar ile hafif yemekler tercih etmek, salata ve kuru, soğuk yiyecekler olmadan tamamlamak uygun olur. Akşam yemeğinde tatlı, şekerli, unlu, yağda kızarmış ağır yemekler ve hızlı, yüksek enerji verici besinler de almamak önerilir.
Alkol rahatlatıcı bir kaynak gibi görünse de aslında alkol uyarıcıdır. Bu nedenle akşamları alkol almak, özellikle bu dönemde, gece uykularımızı hafifletecek ve uykudan randıman almamıza engel olacaktır.
Akşam yemeği mümkünse 19:30'da, gün batımı ile bitmiş olmalı ve artık sindirime izin verilmeli, yatmaya gidene kadar bir şeyler atıştırmadan geceyi tamamlamak gerekir.
Akşam yemekten sonra rezene, melisa, papatya gibi gibi sakinleştirici çaylar içilmesi bedeni ve sinir sistemini rahatlatır.
Akşam yemek ve sonrasında mümkünse sakin, huzurlu film, dizi gibi keyif verici, rahatlatıcı izlemeler yapmak, özellikle telefon ve televizyon haberlerinden biraz uzak kalmak sinir sisteminin de sakinleşmesine ve uykuya geçişe yardımcı olur.
Gün boyu ve her zaman bir farkındalıkla sohbetlerin de negatifi besleyen, olumsuza odaklı ve kapılıp gittiğimiz bir halde olmadığına dikkat etmek gerekir. Akşamları özellikle, sohbetleri de daha farkındalıkla yapmak ve negatif, endişe ve kaygı içeren konuları mümkünse artık tekrarlamamak, gece uykusuna giden bedeni bütünüyle desteklemeye fayda eder.

Gece yatarken:
Gece yatmadan ılık bir duş almak ve özenle yatmaya hazırlanmak, artık telefon ve diğer uyaranlardan uzaklaşmış olmak iyi gelecektir. Eğer evde varsa, yatarken ayak tabanlarına lavanta yağı sürmek ve bir yumuşak çorap giymek de gevşeme ve uykuya geçişe çok keyifli bir destektir.

Son genel bilgi:
Bu dönemde özellikle süt ve süt ürünleri kıştan ilk bahara giren beden için iyi değildir. Bedeni daha çok yormamak önerilir.
Yazı boyunca hiç söz etmediğim sigara ise zaten hayatınızdan öncelikle ve her şartta çıkartmak için dikkatinizi vermeniz gereken bir meseledir.

Tüm gün içmek için KiKiRe Çayı:
2 yemek kaşığı kimyon tohumu
2 yemek kaşığı kişniş tohumu
2 yemek kaşığı rezene tohumu

Hafif ateşte, yağsız tavada her birini ayrı ayrı kokuları çıkana kadar birer dakika kavurun, soğutun, kavanoza alın. Yakmadan, özenle ve dikkatle bu işlemi yapın.
Karışımdan 1 tatlı kaşığını 1,5 su bardağı suda 3 dakika kaynatın, süzün, için.
Bugünlerde her gün için taze taze yapmak, yaparken odağı bu işe verip, sakinleşmeyi, kendiniz için yaptığınız bu güzel çaydan keyif almayı sağlarken, bir farkındalığa davet de olacaktır.

Güvende ve Ayurveda ile kalın,

Ekin İlyasoğlu
Mindfulness ve Ayurvedik Yaşam Koçu