Gönüllü Projeler

TheHome Workshops'ın sunduğu Gönüllü Projeler'e ulaşmak için tıklayın!

Aile Dizimi: Aile Ruhu, Aile Dizimi, Aile Dizimine Kimler Dahildir?

Aile ruhu nedir?

Aile konusunda çalışmaya başladığımızda, ortak bir prensip ya da güç tarafından yönlendirildiklerine tanıklık ederiz ve ben buna aile bilinci diyorum. Ailenin bazı üyelerinin bilinçsiz bir şekilde belli davranışlara yönelebildiğini gözlemleriz; örneğin eğer aile üyelerinden biri dışlanmış ya da unutulmuşsa, mesela ailede erken ölen bir çocuk, artık kardeşler arasında sayılmıyorsa, sonraki jenerasyonda ailenin bir başka üyesi unutulan çocuğun kaderini alır ve sahip çıkar. Bu kişi ölmek ister ama kimse nedenini anlayamaz.

Bu durumda aile dizimi çalışması yaparız. Bir grup insandan oluşan bir toplulukta, kişi kendini ve aile üyelerini temsil etmek üzere temsilciler seçer ve onları sezgilerini takip ederek alanda birbirlerine birbirleriyle ilişkilerini gösterecek şekilde yerleştirir. Temsilciler alanda yerlerini aldıktan hemen sonra hiç tanımadıkları ama temsil ettikleri kişiler gibi hissetmeye başlarlar; böylece aile dizimi pratiği yoluyla ailede neler olup bittiğine dair gerçek bir resim alırız.

Terapi bahsettiğiniz bilinçsiz davranışlar için nasıl işliyor?

Diyelim ki, örnekteki kişi babası, annesi, kardeşleri ve kendisini temsil için birilerini seçiyor, sonra onları bir boşluğa yerleştiriyor ve hepsi tek bir yöne bakmaya başlıyor. Bu çok tuhaf bir andır. Bunu gördüğümüzde hızlıca anlarız ki ailede biri dışlandı ya da unutuldu. O zaman aniden ailede engelli olan ve üç aylıkken ölen kız kardeşi hatırlarlar. İşte o zaman bu ölmüş kız kardeşi temsil etmek üzere gruptan birini seçerek diğerlerinin önünde konumlandırırım ve bu kardeşin dâhil edilmesi diğerlerinde bir rahatlamaya yol açar. Dizim açılan hasta çocuk, mesela diyabeti olan biri olabilir, hastalığıyla pozitif bir yaklaşımla baş etmek konusunda daha büyük bir şansa sahip olur.

Dizim açılmadan önce danışanınızdan çok az bilgi almaya ihtiyaç duyduğunuzu gördüm. Bu yeterli mi? Nasıl oluyor?

Evet, çünkü algıya yardımcı olmak için en iyi yol yalnızca en önemli bilgiyi sormaktır ve sorular dizim açılmadan hemen önce sorulmalıdır, daha önce değil.

Temel sorular şunlardır:

  1. Ailede kimler var?
  2. Ailede ölü doğumlar ya da erken ölümler var mı?
  3. Ailede özel bir kaderi olan biri var mı örneğin engelli birisi?
  4. Ebeveynlerden veya büyükanne ve büyükbabalardan biri daha önce nişanlandı mı, evli miydi veya önemli bir ilişki içinde miydi?

Daha fazla sorgulama, genellikle ortaya çıkan fenomonolojik bilgiye açıklığı engeller. Bu hem temsilciler hem de terapist açısından böyledir. Bu aynı zamanda terapistin danışanla ön görüşmeleri veya kapsamlı anketleri reddetmesinin nedenidir. Ayrıca, aile dizimi sırasında danışanın sessiz kalması ve temsilcilerin danışana herhangi bir soru sormaktan kaçınması en iyisidir.

Dışlanmış bir kişiyi temsil edecek kişi nasıl seçilir?

Dışlanan kişiyi temsil edecek kişinin seçilmesini sağlayan güç aile ortak bilincidir ve o bilinçsizdir, bunu etkilerine bakarak görürsünüz. Aile bilinci belirli yasaları izler. Bunlardan biri, ailedeki her üyenin eşit aidiyet hakkına sahip olmasıdır. Birinin dışlanması veya unutulması artık ailenin üyesi olmadığı anlamına gelir. Yani aile bilinci, ailenin tamamlanması eğilimindedir. Kanunlardan biri budur ve aslında ailenin hangi üyesinin bunlara maruz kaldığını ve kimin kalmadığını da görebiliyoruz. Sadece belirli aile üyeleri etkilenir ve diğer(önceki) aile üyelerinin kaderine dolanabilir.

O kişiyi seçen aile mi yoksa geçmişin temsilcisi olmayı seçen kişinin kendisi mi?

İkisi de değil. O kişiyi seçen aile ruhu ya da bilinci dediğimiz şeydir ve aslında bununla ilgili suçlayabileceğimiz biri yoktur. Bunun yapılmasına gerek gören bir güçtür ve en zayıf birey-kural olarak-üzerine alır. Eğer söz konusu olan bir çocuksa, sıklıkla ailede genç olan üzerine alır. Yani güce karşı koymakta direnci en az olan fakat bunu bir genelleme olarak ortaya koymak istemem. İlk çocukların da oldukça sık bu durumu üstlendiğini söyleyebilirim ancak her zaman daha zayıf durumda olan etkilenmiştir.

Aile bilinci dediğimiz şeye dâhil olanlar kimlerdir?

  1. Sınırlı sayıda kişi aile bilincine dâhildir.
  2. Küçük yaşta ölen ya da ölü doğan bütün çocuklar
  3. Ebeveynler ve onların kardeşleri
  4. Büyük ebeveynler (büyükanne ve büyükbaba)
  5. Bazen büyük büyük ebeveynler kimin zaman da çok daha gerideki atalarımız

Ve çok garip bir şekilde akraba olmayan bazı insanlar da aile bilincine aittirler:

  1. Herkes ve en önemlisi, yukarıdaki üyelerin lehine alan açanlar aile bilincine dâhildir. Bu, özellikle ebeveynlerin veya büyükanne ve büyükbabaların eski eşlerini kapsar.
  2. Talihsizliği veya ölümü aileye bir avantaj veya kazanç getirenleri de dahil eder.
  3. Aile üyelerinden birinin gerçekleştirmiş olduğu şiddet ve cinayet kurbanları.

Eski eşlerle deneyimlerinizden bazılarını bizimle paylaşır mısınız?

Evet, son zamanlarda aileden birinin lehine bir kayıp yaşayan insanlarla yaşadığım deneyimlerden mesela babanın daha önce ayrılmış olduğu eski eşinden. Yeni eşin bir avantajı var çünkü diğeri bir kayıp yaşadı, bu yüzden sonradan kurulan aileye dâhil ve her zaman temsil edilecek.
Bu istisna görmediğim yasalardan biri de, ilk eşin ikinci eşin bir çocuğu tarafından temsil edilmesidir. Örneğin, ikinci eşin kızlarından biri birdenbire ilk eş gibi hisseder. Aile bilincinin sonucu olarak babasına kızar ve kimse nedenini bilmez. Aile bilinci böyle çalışır.

Aile diziminde böyle meselelerle nasıl çalışıyorsunuz?

Aile dizimi, ailenin durumunu ve sorunun nerede olduğunu gösterir. Örnek olarak az önce bahsettiğim durumda çalışırken, aile sistemine ilk eş için bir temsilci getirirdim. Eski kocası olan adam ona bakacak ve şunu söyleyecektir: “Seni incittiğim için üzgünüm ve seni ilk eşim olarak onurlandırıyorum ”. Ve ikinci eş ona şunu söyleyecektir: “Sen ilksin, ben ikincisiyim ve lütfen kocamla birlikte olmaya devam edersem bana ve çocuklarıma karşı nazik olun ”. Ve sonra eski eşi temsil eden kız artık buna ihtiyaç duymayarak temsil ettiği kadına… Dizimde temsil edilen eski eşe : “Ben babam ve annemin kızıyım.” diyebilir. Ve babasına şunu söyleyebilir: “sen benim babamsın, ben sadece senin kızınım. Eski eşinle hiçbir ilgim yok ”. Böyle durumlarda kız, babası onu eski eşi olarak gördüğü için annesinin rakibi gibi olur. Artık annesine şunu söyleyebilir “Sen benim annemsin, ben senin kızınım, lütfen nazik ol.”

Bu gibi durumlarda çocukların sıklıkla bir cilt rahatsızlığı olan egzama geliştirdiklerini gözlemledim. Bu çok gariptir. Şans eseri keşfettim. İki eş arasında bir uzlaşma varsa, egzama iyileşir veya hafifler. Aslında bu örnek birçok hastalığın aile bilincinden kaynaklandığını gösteriyor. Yanı bu işi yaparsanız, daha iyi bir şekilde yaşayabilmeleri için birçok insana yardım edebilirsiniz.

By Humberto del Pozo in Santiago de Chile, September 1999

İngilizce'den Türkçe'ye tercüme TheHome Workshops ekibi tarafından yapılmıştır. Başka mecralarda paylaşmak isterseniz referans verilmesi gerekmektedir.

İlgili İçerik

Aile Dizimi ve Vicdan

Birçok kişiye göre vicdan, hayattaki her durumda uymamız gereken en yüksek ve nihai otoritedir. Bu, hayatta kalmamızın vicdana uymakla ilgili olduğu gerçeğiyle ilgilidir.

  1. Her ailenin kendi vicdanı vardır. Vicdanımızın yardımıyla, bu aileye ait olmamıza izin verilmesi için ne yapıp yapmamamız gerektiğini doğrudan algılarız. Bu vicdanın talimatlarına uyarsak, vicdanımız iyidir. Bunun anlamı: Ait olabileceğimizden emin hissederiz.
  2. Vicdanımızın talimatlarına uymazsak vicdanımız kötüdür. Kendimizi suçlu hissederiz. Vicdanımız kötü olduğunda ve kendimizi suçlu hissettiğimizdeki his tam olarak nedir?
  3. Kötü vicdan, iyi vicdanımızı yeniden kazanmak için davranışlarımızı değiştirmemize neden olan şeydir, böylece grubumuza ait olma hakkımızdan yeniden emin oluruz.

(Burada iyi vicdan ifadesi, ailenin ortak vicdanıyla uyumlu vicdan anlamında kullanılmıştır. Kişi vicdanen rahattır, aileye ait olması bakımından “iyi”dir, aksi durumda ise aileye ait olmadığı için “kötüdür”.)

İyi vicdan ve kötü vicdan ile ilgili temel hata, vicdanımızın genel bir geçerliliği olduğunu düşünmemizdir, yani sadece bizim için değil tüm insanlar için. Bu nedenle birçok insan vicdanını Tanrı'nın ruhundaki sesi olarak görür.

Farklı ailelerden gelen kişilerin aynı şeyi düşündüğünü göz önüne aldığımızda, başkasının vicdanının talimatları bizim vicdanımızın talimatlarından büyük ölçüde farklı olsa da, iki kişinin de vicdanına başvurduğunda ortaya çıkan zorlukları anlarız. Başkalarını onların vicdanlarına değil de kendi vicdanlarına uymaya zorlamak isterler.

Ailede Vicdan

Aile vicdanının standartlarına aykırı davranan kişi ailesinden dışlanır. Bu dışlama, ailenin vicdanı tarafından haklı çıkarılır ve o kişinin dışlanması talep edilir. Bu bazen bu üyenin öldürülmesine kadar gidebilir. Ya da ailesinde evlilik dışı çocuk sahibi olmak bir utanç olarak kabul edildiğinden, bir kadın çocuğunu saklar ve başkasına verir. Ya da kendisi dışlanmaktan korktuğu için çocuğu aldırır.

Burada iyi vicdanın nasıl yaşamı tehdit edebildiğini görüyoruz. Tersini düşünürsek, bir kadın bu şartlar altında bir çocuğu başkasına verdiğinde veya aldırttığında, denge sebebiyle bedel ödeyerek kendini suçluluk duygusundan kurtarmak ister. Hastalanabilir ya da ölmek isteyebilir.
Ama herkesin kendi bedelini kendisi ödemesi gerekmez. Başka birisinin onların adına bedel ödemesi yeterlidir. Bu da bir vicdan hareketidir. Bedel ödemenin kişisel olması gerekmez.

Bedel ödemeyi kim ister? “Vicdanın Tanrısı”. Ona sunulan tüm fedakarlıklar, özellikle tüm çocuk kurbanlar, bir anlaşmazlığı, çatışmayı çözmeye yarar. Yani, bir dışlanmayı telafi etmeye hizmet ederler.

Bu, telafinin şu anlamda bir yer değiştirmesidir: önce fedakarlık, sonra onay. Bu vicdan hareketi, çocukların ebeveynlerini kurtarmak için onların yerine hastalanmak ya da ölmek istemelerinin arkasındaki şeydir. Aynı zamanda bu vicdan hareketi, her trajedinin arkasındaki temel harekettir. Ancak, burada bir hiyerarşi ihlali vardır: Altta olan birinin hiyerarşinin ihlali edildiğinin farkında olmadan bir üstün yerini aldığı bir hiyerarşi ihlali.

Neden? Vicdan onlara, böylece ailelerine ait olmayı daha çok hak ettiklerini söyler.

Çift İlişkisinde Vicdan

Bir çiftte vicdanın neden olabileceği karışıklık, her bir eşin diğerini kendi vicdanına çevirmeye çalışması gerçeğinde görülebilir. Diğerinin davranışını kendi vicdanlarına göre ölçüp iyi ya da kötü olarak yargılarlar. Bu her iki eş için de geçerlidir. Bu karşılıklı sevgi ve saygıyı azaltarak, ilişkilerde birçok tartışmalara sebep olur. Özellikle de çocukların nasıl yetiştirilmesi gerektiği konusunda.

Çift İlişkisindeki “Evet”

Kendimizi çift ilişkimizdeki vicdanın neden olabileceği karışıklıklardan nasıl kurtarabiliriz? Eşimizi, ailesini ve onların vicdanlarını bizimkine eşit görerek. Onun için onlara şöyle deriz: “Seni olduğun gibi seviyorum, tam olarak olduğun gibi. Anneni olduğu gibi seviyorum, tam olarak olduğu gibi. Babanı olduğu gibi seviyorum, tam olarak olduğu gibi. Aileni olduğu gibi seviyorum, olduğu gibi, çünkü o benimkine eşittir”. Böylece vicdanımızın sınırlarının ötesine bir sevgi adımı atmış oluruz.

Aynısını çocuklarımızla da yapabiliriz. Burada, her şeyden önce, bu adımda başarılı olup olmadığımızı kontrol edebiliriz. Örneğin, bir çocuğa içimizden ve hatta açıkça söyle dersek: "Sende babanı olduğu gibi seviyorum ve bir gün baban gibi olursan mutlu olurum". Ya da "Sende anneni olduğu gibi seviyorum ve bir gün annen gibi olursan mutlu olurum". Ne olur o zaman çocuğa? Mutlu olur. Çünkü ebeveynlerini oldukları gibi sever. Bu cümlelerin ayrı bir etkisi daha olur. Çocuk, kendi yolu için özgürleşmiş olur.

Vicdan ve Sevgi

Vicdanının peşinden giden biri, başkalarını reddeder. Bir kişinin kendi ailesine ait olmasına izin verilmesi için, başkalarının kendilerinden daha az iyi olduklarını ve kendilerinin başkalarından daha iyi olduklarını düşünmeleri gerekir, çünkü başkaları farklı vicdanlara sahiptirler. Dolayısıyla, vicdan, farklı olanlara saygı ve sevgiye karşıdır. İyi ve kötünün, seçilmişle reddedilmişin, hatta cennetle cehennemin arasındaki farklar, vicdandan ötürüdür.

Bu, Tanrımızı büyük ölçüde vicdanımızın standartlarına göre yarattığımız gerçeğiyle ilgilidir. Bu nedenle, O yalnızca vicdanımızın sevdiklerini sever ve bizim vicdanımızın sevgimizden dışladıklarımızı da sevgisinden dışlar. Elbette vicdanları farklı olanların da kendi vicdanlarına uyan bir Tanrıları vardır. Onlar da vicdanlarına ve Tanrılarına uyarak başkalarını dışlarlar. Bu şekilde, bizlerin iyi vicdanı ve diğerlerinin iyi vicdanı, insanları, halkları ve dinleri ayıran bir ayrım çizgisi haline gelir. İyi vicdanları onları birbirine düşürür. Başkalarına yapılan en kötü zulmü haklı çıkarır, örneğin din savaşlarında olduğu gibi.

İngilizce'den Türkçe'ye tercüme TheHome Workshops ekibi tarafından yapılmıştır. Başka mecralarda paylaşmak isterseniz referans verilmesi gerekmektedir.


Aile Dizimi: Ölümler, Fail – Kurban İlişkisi, Toplumsal Çatışmalar

Bert Hellinger ile yapılan röportajının üçüncü bölümü:

Talihsizliği ya da ölümü aileye avantaj ve kazanç olarak dönenlere örnek verebilir misiniz?

Büyük servet kazanmış olanların soyundan gelen insanların dizimlerinde, sadece ailedeki olaylarla açıklanamayan, özellikle torunların ve büyük torunların zor kaderleri dikkate değerdi. Bu servetin kazanılmasından dolayı acı çeken insanlar için temsilciler eklendikten sonra, fedakârlıklarının birkaç nasıl boyunca ailede etkili olmaya devam ettiği ortaya çıktı. Aynı durum, örneğin demiryolunun inşası sırasında veya petrol üretiminde ölen, işverenlerinin refahına katkıları kabul edilmeyen ve onurlandırılmayan işçilerin varlığında da geçerlidir.

Devamını oku...


Aile Dizimi: Hastalıklar, Bağımlılıklar, Aile Diziminde Çalışılan Konular, Temel Yasalar

Bert Hellinger ile yapılan röportajının ikinci bölümü:

Tedavi yöntemleriniz, ağır hasta olan kişiler için de geçerli mi?

Evet, özellikle sorun veya hastalığın sistemik sonuçlardan kaynaklandığı veya en azından katkıda bulunan bir neden olduğu durumlarda.

Devamını oku...


Aile Dizimi ve İlişkiler Üzerine Sohbet

Devani Dilek Yıldız'dan yakın ilişkilerimize ve içine doğduğumuz aile sistemine ait çarpıcı gerçekler üzerine harika bir sohbet ve rehberli bir aile dizimi meditasyonu. Keyifli seyirler ve şifalı dokunuşlar diliyor


Kalıtsal Aile Travmaları ve Aile Dizimi

Ayhan Çakmur, Bert Hellinger'in de öğrencisi olmuş ve birçok yabancı hoca ile birlikte çalışmalar yürüten kurucumuz, Devani Dilek Yıldız'ı kanalında ağırlayarak, aile dizimi ve kalıtsal travmalarla ilgili pek çok önemli soruyu araştırıyor.